Evet;epey oldu bu hastalığı bedenimde ağırlamaya başlayalı.. Daha küçük bir çocukken dualar öğretirdi büyüklerimiz.''Öncesağlık versin''diye başlarlardı.Ben hep içimden daha çok istediğimşeyleri önce söylerdim.Sağlığın ''hayat'' olduğunu neredenbilebilirdimki?..Gençlik işte!..Sağlığı hep aynı kalacak sanıyorinsan.Bana birşey olmazmış gibi geliyor.Sanki hastalıklar hepbaşkaları için var.Kendine yakıştıramıyor insan.Herşeyin başı sağlıkkelimesinin anlamını olduğunda yaşayanlardan biriyim ben. Yaşanmayanın anlayamayacağı kadar uzun,karanlık,acı bir süreç buhastalık.Vücudunun biryerlerinde kötü giden birşey var ve sen müdaheleedemiyorsun,kurtulamıyor,kaçamıyorsun.. Neyi eksik yaptım?Neden benim başıma geldi?diye sorgulamayıbırakalı epey oldu..İsyan bile etmeye başlamıştım bir dönem.8 ameliyatsonrasında tekrar ameliyat olmam gerektiği söylendiğinde çılgınadönmüştüm.Oysa daha 1 hafta önce yeni bir operasyon geçirmiş halaacılarını yaşıyordum.Allah'a isyan etmeye başladım hastaneodasında..Neden beni seçtin?Ben sana ne yaptım?Sana artıkinanmıyorum,hani biz senin çocuklarındık?Kullarındık!..Ne istedinbenden?Minicik bir beden verdin boyunada bedel ödetiyorsun diyebağırmaya,ağlamaya başladım. O sırada hastanede beyin cerrahisi servisinde yatıyordum.Ortopediservisinin odaları yeterli olmadığından,beyin cerrahisindeki birkaçodayı ortopedi hastalarına veriyorlardı.Daha önce serviste odalarıdolaşırken,ortopedi odasında yatan bir hasta dikkatimi çekmişti.Sigaraallerjisi dolayısıyla birçok ameliyat geçirmiş bir polismemuruydu.Doktorları ve hastalığı ciddiye almayıp sigara kullanmayadevam ettiği için kollarını ve bacaklarını kesmişlerdi. Yanında,başında işlemeli yazmasıyla güzel bir hanımduruyordu.Eşiymiş...İki tanede kızları varmış.İkiside üniversitedeokuyor,part time işlerde çalışıyor,hergün de babalarını ziyaretegeliyorlarmış.Ayaküstü diğer bir hasta yakınından öğrendim bunları.. İsyanlarımın doruğa çıktığı,kendimi hastane odasının 6.katındanboşluğa bıraktığımda neler olabileceğini düşündüğüm o saatlerde,isyanetmenin,ağlamanın yorgunluğu ve muhtemelen ilaçların da etkisiyleuyuyakalmışım. Tam o sırada odamın kapısının ''çat'' sesiyle sıçrayarakuyandım.Odaya giren,kolları ve bacakları olmayan beyefendinineşiydi.Pırıl pırıl başörtüsü,elinde kendi yaptığı boncuktakılarla,beni korkutmuş olmanın üzüntü ve şaşkınlığıyla banabakıyordu.Yatağımda doğrulup ''gelsenize'' diyebildim.Kadıncağızmahçup bir şekilde özürler dileyerek başucumdaki koltuğaoturdu.Elindeki boncukları satmak için gelmişti besbelli.Bir taraftanboncukları inceliyor,bir taraftanda isyan halinde olmanınpsikolojisiyle kadına ''ne zor değilmi?'' onun için de senin için dediyordum.Başladım isyan dolu bir yığın şey söylemeye..Birden kadınayağa kalktı ve gözlerimin içine baktı.Dediki;''yanılıyorsun,biz hiçte acınacak durumda değiliz..''Allah'ıma şükür eşim yaşıyor vebaşımda.''.O şimdi kolları ve bacakları olmayan adam bir zamanlar benidünyanın en mutlu kadını yaptı ve 2 evlat verdi.Yattığı yerden halabize o bakıyor..Ayrıca bir ara gelip sohbet et eşimle,öylekeyifli,öyle neşeli bir adamdır ki,hala yattığı yerden beni çokgüldürebiliyor.Kızlarımızı kontrol ediyor.''Allah onu başımızdan eksiketmesin'' ben herşeyi yapmaya razıyım.''O BENİM KOCAM'' dedi.. Ne diyeceğimi bilememiştim...Donakaldım.Beklediğim cevap budeğildi.Onunda isyan etmesinibekliyor,kendime yandaşarıyordum.Dolayısıyla kendimi Allah'a karşı haklı hissedecektim.Yılınbilmem kaç ayını hastane odasında türlü zorluklarla geçiren,kocasınınayak ucunda yatan,bu arada maddi zorluklar sebebiyle boncuk yapıpsatmaya çalışan,kimbilir ne şartlar altında evlatlarını okutmayaçalışan ve en önemlisi hiçbir işini kendisi yapamayan bir adama bebekgibi bakmak zorunda olan kadıncağız (gerçi o bir hanımefendi) halineşükrediyor,herşeyden kendine mutluluk payı çıkartıyordu.O kadarutanmıştım ki...Yüksek sesle ağlamak için kadının gitmesinibekleyemedim. Kadıncağız gittikten sonra yatağımda doğrulup ellerimiaçtım.''Allah'ım bana böyle bir ders verdiğin için şükürler olsun''dedim.Meğer ne çok seviyormuş beni,daha fazla isyan etmemi istemedi vedaha fazla günaha girmemi...Tokat gibi anında dersimi verdi.''Seniseviyorum Allah'ım,affet beni'!!' diyerek epey bir süre ağladım. O günden sonra hiçbir zaman isyan etmedim.Beterin beteri vardırderler ya,öyleymiş. İnsanoğlu o kadar dirençliki..Sabretmek lazım..Hani ''her serde birhayır vardır'' derler ya,doğruymuş.İnsan isterse herşeyin altındankalkabiliyormuş,yeterki inançlarını,gücünü,sabrını ve yaşama sevgisiniyitirmesin..
Yanıtla Yönlendir
11 Ocak 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder